﴾250﴿
Câlût ve askerlerinin karşısına çıkınca da “Rabbimiz! Bizi sabırla donat, bize sebat ver ve inkârcı topluluğa karşı bize yardım et!” diye niyazda bulundular.
‹‹ Surelere Dön
Bakara Suresi
وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِهٖ قَالُوا رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرٖينَۜ
﴿٢٥٠﴾
Meal
Tefsir
Tâlût’u kumandan olarak kabul eden İsrâiloğulları, yenilgi sonunda kaybettiklerini geri almak üzere onun kumandasında sefere çıktılar. Yolları üzerinde Ürdün nehri vardı, ona yaklaşınca kumandan su içmeyi yasaklayarak ordunun kendisine bağlılığını ve irade gücünü denemek istedi. Askerlerin çoğu bu denemede başarılı olamadılar. Ancak kumandan bu vesileyle orduya bir ders daha vermiş, eğitimlerini geliştirmiş oldu. Tâlût’un yaptığı bu denemeyi Allah’a izâfe etmesi (“Allah sizi deneyecek” demesi), ülü’l-emre itaatin Allah emri olmasındandır. Bir başka yoruma göre peygamber kumandana bunu Allah’ın emri olarak tebliğ etmiş, o da yeri ve zamanı gelince uygulamıştır. Tevrat bu olayı anlattığı yerde su imtihanına temas etmemiş, bunun yerine Tâlût’un, “Düşmandan intikam alıncaya kadar bugün ekmek yiyen mel‘undur” dediğini zikretmiştir (I. Samuel, 14/24). Ancak Hâkimler kitabında (7/4-7) bir başka harpte su imtihanı geçmektedir. Öyle anlaşılıyor ki bu su imtihanı birkaç kere tekrarlanmış, Tevrat bunlardan bazılarını zikretmiştir (İbn Âşûr, II, 497). Filistîler güçlü bir düşmandı, başlarında da Câlût (Golyat) isimli çok iri ve güçlü bir savaşçı kumandanları vardı. İsrâiloğulları ordusu düşmana yaklaşınca her zaman olduğu gibi korku ve gevşeme alâmetleri ortaya çıktı. Aralarında sayıları az da olsa imanları ve cesaretleri güçlü mücahidler de vardı. Bunlar iki tedbire başvurarak ordunun moralini yükseltmeye çalıştılar: a) Savaş tarihinden yararlandılar; zaferin her zaman sayıca üstün olanlara değil, maddî ve mânevî şartlarını haiz olanlara ait olduğunu hatırlattılar. b) Allah yolunda savaşanların O’nun yardımına mazhar olacaklarını ummaları gerektiğini hatırlattılar. Ayrıca sabır ve sebat vermesi için Allah’a niyazda bulundular. Bu dua aynı zamanda direnme ve sebat gösterme konusunda bir telkin mahiyetinde idi.
Kaynak: \N
Ayetler
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14-16
17-20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31-33
34
35
36-39
40
41
42-43
44
45-46
47
48
49-59
60
61
62
63-64
65-66
67-73
74
75
76-77
78
79
80-82
83-84
85-86
87
88
89
90
91
92
93
94-95
96
97-98
99
100-101
102-103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122-123
124
125
126
127-129
130-132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146-147
148
149-150
151
152
153
154
155-157
158
159
160-162
163
164
165-167
168-169
170
171
172
173
174-175
176
177
178
179
180
181-182
183-184
185
186
187
188
189
190
191-192
193
194
195
196
197
198-199
200-202
203
204-207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226-227
228
229
230
231
232
233
234-235
236-237
238-239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249-250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262-264
265-266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278-279
280
281
282
283
284
285-286