Kıyâmet Suresi - 16-19 . Ayet Tefsiri

Ayet


  • لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ
    ﴿١٦﴾
  • اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ
    ﴿١٧﴾
  • فَاِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ
    ﴿١٨﴾
  • ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۜ
    ﴿١٩﴾

Meal (Kur'an Yolu)


﴾16﴿
Vahyi tam alma telâşı yüzünden dilini kımıldatma.
﴾17﴿
Onu zihninde toplayıp okumanı sağlama işi bize aittir.
﴾18﴿
O halde onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et.
﴾19﴿
Sonra onu anlatmak elbette bize aittir.

Tefsir (Kur'an Yolu)


Hz. Peygamber, gelen vahyi hemen hâfızasına yerleştirmek için tamamlanmasını beklemeden diliyle tekrarlıyordu. Allah Teâlâ bu âyetleri indirerek ona vahiy geldiğinde nasıl davranması gerektiğini öğretmiştir (bk. Taberî, XXIX, 116-119; Buhârî, “Tefsîr”, Sûre, 75, 2). Bu âyetlerde yüce Allah üç şeyi kendi üzerine aldığını bildirmiştir: 1. Vahyi hafızalarda ve yazılı olarak toplayıp Resûlullah’ın unutmamasını sağlamak (bu hususta ayrıca bk. A‘lâ 87/6); 2. Vahyi Hz. Peygamber’in okumasını sağlamak; 3. Vahyi açıklamak. Ayrıca 19. âyette vahiy kendisine okunduğunda Hz. Peygamber’in susarak onu dinlemesi emredilmiş, o da böyle yapmıştır (Buhârî, “Tefsîr”, 75; Müslim, “Salât”, 148). Allah Teâlâ “biz onu okuduğumuz zaman” buyurarak okuma fiilini kendisine isnat etmiştir; başka âyetlerde onu vahiy meleğinin (Cebrâil) Hz. Peygamber’in kalbine indirdiği bildirilmektedir (meselâ bk. Bakara 2/97; Nahl 16/102; Şuarâ 26/193). Bu âyetler arasında çelişki yoktur. İlâhî vahyin Cebrâil aracılığı ile Hz. Peygamber’in zihnine yerleştirilmesi de bir okumadır (vahyin geliş şekilleri hakkında bilgi için bk. “Tefsire Giriş” bölümü, “I. Kur’ân-ı Kerîm A) Tanımı ve özellikleri, 2. Vahiy” başlığı).


Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 509
Kıyâmet Suresi Ayet Listesi