Fecr Suresi - 15-20 . Ayet Tefsiri

Ayet


  • فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَكْرَمَنِۜ
    ﴿١٥﴾
  • وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ
    ﴿١٦﴾
  • كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ
    ﴿١٧﴾
  • وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ
    ﴿١٨﴾
  • وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلاً لَماًّۙ
    ﴿١٩﴾
  • وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُباًّ جَماًّۜ
    ﴿٢٠﴾

Meal (Kur'an Yolu)


﴾15﴿
İnsana gelince, rabbi ona imtihan için ikramda bulunduğunda ve onu nimetlere boğduğunda, "Rabbim bana ikram etti" der (mutlu olur).
﴾16﴿
Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise "Rabbim beni önemsemedi" der (mutsuz olur).
﴾17﴿
Hayır, hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
﴾18﴿
Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.
﴾19﴿
Mirası hak hukuk demeden yiyorsunuz.
﴾20﴿
Malı aşırı derecede seviyorsunuz.

Tefsir (Kur'an Yolu)


Azginlik ve taskinliklari yüzünden helâk edilen kavimlerin durumu haber verilerek gereken uyari yapildiktan sonra insanoglunun azmasina ve kötü sonuçlara sürüklenmesine sebep olan, kendini begenmislik ve bencillik duygularindan gelen baska zaaflarina dikkat çekilmektedir. Hz. Peygamber Mekke müsriklerine tuttuklari yolun yanlis oldugunu, bu gidisleriyle bir gün mutlaka Allah tarafindan cezalandirilacaklarini hatirlattikça onlar da tam tersine, kendi yollarinin dogru oldugunu, nitekim bu sayede Allah tarafindan kendilerine bol nimetler ve servetler ikram edildigini savunuyorlardi. Su halde 15. âyetteki “insan” kelimesiyle bilhassa belirtilen karakterdeki Mekke müsrikleri ve ayni karakteri tasiyanlar kastedilmistir. Yüce yaratici, hikmeti ve imtihan düzeni geregi, böyle birini çesitli yeteneklerle donatip bol nimete kavusturdugunda o, bu nimetlerle bir sinamadan geçirildigini, bunlarin bir hikmetle kendisine verildigini düsünerek sükrünü yerine getirmesi gerekirken, bu sorumlulugu aklindan bile geçirmeyip sirf lâyik oldugu için kendisine bu nimetlerin ikram edildigini düsünüp mutlu olur; sahip oldugu nimetlerden baskalarini yararlandirarak onlarin da bu mutluluga ortak olmalari yönünde bir gayret göstermez. Fakat ayni insan rizkinda bir daralma oldugunda bunun da bir hikmet geregi meydana geldigini, uhrevî bir mükâfata erismesine veya akilsizca bir zevk ve safaya düsmekten korunmasina vesile olabilecegini yahut kendi kusurunun, çalisma ve gayretteki noksanliginin bir neticesi olabilecegini düsünerek sabretmesi ve kusurlarini gidermesi gerekirken o, kendisinin Allah tarafindan göz ardi edildigi ve haksizliga ugradigi iddiasinda bulunma anlamina gelebilecek davranislar içine girer, yakinip sizlanmaya ve isyan etmeye baslar. 


  Yaygin yoruma göre “Mirasi hak hukuk demeden yiyorsunuz” meâlindeki 19. âyette, erkeklerin kadinlarin miras payina da el koymalari, kezâ yetimlere kalan mirasi gasbetmeleri kinanmaktadir.


  Bu âyetler bir bütün olarak degerlendirildiginde burada söz konusu edilen imtihani (ibtilâ) kazanmanin iki temel ölçüsünün oldugu ortaya çikmaktadir: 1. Nimetin asil sahibinin Allah oldugunu, O’nun nimeti bize, liyakatimiz dolayisiyla vermeye mecbur oldugu için degil, bir lütuf olarak verdigini bilmek ve O’na minnettar olup sükretmek; nimetini kistigi zaman da hükmüne razi olup sabretmek; 2. Allah’in verdigi nimetleri yoksul ve himayeye muhtaç olanlarla paylasmak, buna baskalarini da tesvik ederek bu hususta toplumsal bir duyarliligin gelismesine, dayanisma ve yardimlasmanin kurumsal bir hale gelmesine katkida bulunmak. Mekkî sûrelerin ana konularindan olan bu iki davranis ölçüsü, Islâmî kaynaklarda, “Allah’in emrine saygi, Allah’in yarattiklarina sefkat” seklinde formüllestirilmistir (meselâ bk. Râzî, XXXI, 170). Gerek bu âyetlerde gerekse Kur’ân-i Kerîm’in bütününde olusturulmak istenen temel dinî, ahlâkî, toplumsal zihniyetin özü budur. 15-20. âyetlerde müsrik Araplar’daki Allah’a karsi küstahlik derecesine kadar varan benlik iddiasi, “öteki”ne karsi tam bir sorumsuzluk ve ilgisizlige götüren egoizm ve çilginca bir mal tutkusu son derece veciz ve etkileyici bir üslûpla elestirilirken müslümanlar da Allah’in iradesine uygun bireysel ve toplumsal hayatin dinî ve ahlâkî temeli konusunda aydinlatilmistir.



Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri  Cilt:5 Sayfa: 619-620
Fecr Suresi Ayet Listesi