a) Kur’an’ın ezberlenmesi

Hz. Peygamber’in bütün Kur’an’ı ezberlemiş bulunduğu hem yukarıda meâli verilen âyette zikredilen ilâhî vaadin zorunlu bir gereği olarak görülmekte hem de onun namazlarda ve namazların dışında münasebet düştükçe sayfalarca Kur’an’ı rahatça ezbere okumuş olduğu vâkıasından (bu tarihî gerçekten) anlaşılmaktadır. Resûlullah en azından Kur’an nâzil olmaya başladığı senelerde okuma-yazma bilmiyordu (ümmî idi; bk. A‘râf 7/157-158). Bu sebeple onun ezberlemesi yazılı bir metni değil Cebrâil’in getirdiği vahyi okuyarak gerçekleşmiştir._b_ Sağlam rivayetler birçok sahâbînin Kur’an’ı baştan sona ezberlemiş bulunduklarını ifade etmektedir. Dört halife, Talha, Sa‘d, Abdullah b. Mes‘ûd, Huzeyfe, Sâlim, Ebû Hüreyre, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Amr, Abdullah b. Zübeyir, Âişe, Hafsa, Ümmü Seleme, Ubâde b. Sâmit, Muâz, Übey bunların meşhurlarıdır. Sahâbeden günümüze kadar ümmet içinde Kur’an’ı, dinî bir görev ve ibadet şuuruyla baştan sona ezberleyenlerin ve mushafı hiç yüzüne bakmadan başından sonuna kadar okuyabilenlerin sayısı her dönemde artış kaydetmiştir (geniş bilgi için bk. Nebi Bozkurt, “Hâfız”, DİA, XV, 74-78).