Kur'an ,Meal ve Tefsir Okuma Alanı. Seslendirmek istediğiniz ayetin üzerine çift tıklayınız.
Zilzâl Suresi
600
30 . Cüz

Zilzâl Suresi

Medine döneminde inmiştir. 8 âyettir. Zilzâl, sarsıntı, deprem demektir.
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla

Meal 1-3

Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman, 1-3﴿

Meal 4

İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır. 4﴿

Meal 5

Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir. 5﴿

Meal 6

O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. 6﴿

Meal 7

ᅠArtık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir. 7﴿

Meal 8

Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir. 8﴿

Âdiyât Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 11 âyettir. Âdiyât, hızlı koşan atlar demektir.
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla

Meal 1-6

Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. 1-6﴿

Meal 7

Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir. 7﴿

Meal 8

Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır. 8﴿

Meal 9-11

Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır. 9-11﴿
الجزء ۳۰
٦۰۰
سُورَةُ الزِّلْزَالِ
سُورَةُ الزِّلْزَالِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ
١
وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ
٢
وَقَالَ الْاِنْسَانُ مَا لَهَاۚ
٣
يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَاۙ
٤
بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحٰى لَهَاۜ
٥
يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتاً لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ
٦
فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْراً يَرَهُۜ
٧
وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَراًّ يَرَهُ
٨
سُورَةُ الْعَادِيَاتِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
وَالْعَـادِيَاتِ ضَبْـحاًۙ
١
فَالْمُـورِيَاتِ قَـدْحاًۙ
٢
فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحاًۙ
٣
فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعاًۙ
٤
فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعاًۙ
٥
اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ
٦
وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ
٧
وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ
٨
اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ
٩
وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ
١٠
اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ
١١